Mobil Menü
Dördüncü Yol Paylaşım Platformu

Dördüncü YOL Paylaşım Platformu

Hayat Ben Olduğumda Gerçektir Kitabını Yayınlayanın Önsözü

Gurdjieff'in Hayat Ben Olduğumda Gerçektir (Life Is Real Only Then, When "I Am") kitabının Valenin Anastasieff ve Jeanne De Salzmann tarafından hazırlanmış önsözünün özeti.

Gurdjieff'in Kitabını Hazırlayan Valenin Anastasieff Önsözü

Bu metin, Üçüncü Seri olan "Hayat Ancak 'Ben Var Olduğumda' Gerçektir" için G. I. Gurdjieff'in yazmayı amaçladıklarının bir bölümü ve başlangıç tasarımından daha fazla bir şey olmasa da, ailesi, Gurdjieff'in giriş metninde vurguladığı gibi, bizim amcamızın isteğine, "insanın iç dünyası hakkında öğrenmiş olduğu herşeyi, kendisine benzeyen yaratıklarla paylaşmak için", uymak zorunda hissetmiştir.

Gurdjieff, giriş yazısını yazdığında ve öğretiyle ilgilenen bir çok insanın beklentilerini karşıladığında, biz Gurdjieff'in niyetine bağlı olmaya saygı duyduk.

Valenin Anastasieff

Jeanne De Salzmann'ın Giriş Yazısı

Gurdjieff, 2 Nisan 1935 yılında, aniden yazmayı tamamen bıraktı.

İnsan, Gurdjieff neden projesini bu noktada durdurdu ve asla bu yazılara tekrar dönmedi diye sorma zorunluluğu hissediyor.

Gurdjieff, bu Üçüncü Seriyi neden bitirmeden bıraktı ve görünüşe göre bu yazıları basma niyetinden vazgeçti?

Gurdjieff'in son on beş yıl boyunca belirli sayıda öğrencileriyle, fikirlerinin doğrudan ve pratik olarak çalışılması için gerekli koşulları yaratmak amacıyla gün be gün yaptığı yoğun çalışmayla meşgul olmadıkça, bu soruları cevaplamak mümkün değildir.

Gurdjieff'in "Beelzebub'ın Torununa Masalları" (Beelzebub's Tales to His Grandson) adlı kitabının son sayfasında, Üçüncü Seri'nin sadece bu Seriler'deki "Gurdjieff'in gün ışığına çıkaracağı saf objektif hakikatler"i anlayabilme yeteneğine sahiptir diye seçilebilecek olan kişilere ulaşılabilir olacağının açıkça anlaşılmasını sağlamıştı.

Gurdjieff, bugünün insanına konuşuyor, şöyle ki, kendisine eski zamanlardan beri farklı formlarda gelen hakikati nasıl farkedeceğini bilmeyen insana - derin bir tatminsizlik hissine sahip olan, yalnız kalmış ve anlamsız hisseden.

Ama, böyle bir insanın içinde gerçeği hayalden ayıracak zeka nasıl uyandırılabilir?

Gurdjieff'e göre, ancak insanı insan yapan tüm bölümlere - düşünce, duygu ve beden - aynı güç tarafından ve her birine uygun özel biçimde dokunulduğunda, hakikate yaklaşılabilinir - ki burada başarısız olunursa, gelişme tek-taraflı olacak ve er ya da geç duracaktır.

Bu prensibin etkin bir anlayışının yokluğunda, kişinin kendi üzerindeki tüm çalışmasının amacından sapacağı açıktır. Temel koşullar yanlış olarak anlaşılacak ve insan çabaların mekanik tekrarlarının formunu görecektir ki bu asla oldukça sıradan seviyeyi aşmaz.

Gurdjieff, insanların hakikati hissetmeleri için hayatın her bir durumunu nasıl kullanacağını biliyordu.

Gurdjieff'i çalışmada, grubundaki anlayış olanaklarını ve aynı zamanda her bir öğrencisinin öznel zorluklarını dinlerken, gördüm. Gurdjieff'i kasten vurguyu bilginin belirli bir yönüne yaparken gördüm, sonra bir diğer yönüne, bunu kesin bir plana göre yapıyordu - bazı zamanlar zihni uyaran bir düşünceyle çalışırken ve yeni bir görüş açarken, diğer bir zamanda hemen ve tam bir samimiyet için bırakılması gereken tüm ustalıkları bırakmayı gerektiren bir duyguyla, bir başka zaman da uyanma ve kendisinden ne hizmet etmesi isteniyorsa ona özgürce epki veren bedeni harekete geçirerek.

Üçüncü Seride yazmak için aklında ne vardı?

Gurdjieff'in Üçüncü Seriye verdiği rol, onun öğretisinden ayrılamaz. Belirli bir anda, bunun gerekliliğini gördü ve kendi bulunduğu bir ortamda belirli bir bölüm ya da metin parçasının sesli olarak okunmasını, soru sorulmasını ya da öğrencilerine görseller göstermeyi gerekli gördü, ki bu onlara kendilerini ve kendi iç çelişkilerini göserdi.

Bu Gurdjieff'in öğrencilerini hayattan soyutlamayan ama hayat üzerinden geçen, evet ve hayırları, zıtlıkları ve tüm çelişen güçleri dikkate alan, savaşta yer alırken, aynı zamanda savaşın üzerine çıkmak için mücadele etmenin gerekliğini anlayan bir yol.

İnsan, geçmek için bir eşiğe getirilir ve insan ilk defa tam bir samimiyetin gereğini hisseder. Zor bir geçiş gibi görünür, ama geride bırakılan şeylerin artık eski çekicilikleri yoktur. Belirli tereddütlerin önünde, Gurdjieff'in kendisinin verdiği resim neyin bırakılması ve yanlış bir dönüş yapmamak için neden vazgeçmek gerektiğinin ölçüsüdür.

Daha sonra, bu artık bir doktirinin öğretilmesi değil, ama bilginin eylemininin isan şekline bürünmesidir.

Üçüncü Seri, bu haliyle eksik ve tamamlanmamıştır ve bir ustanın eylemini ortaya koyar - ki bu usta, sadece kendi varoluşu ile, sizi belirli bir karara ulamaya ve istediğini bilmeye mecbur bırakır.

Talebe Cevap Verebilecek Çekirdek İnsan Grubu

Gurdjieff ölmeden önce, bana ilişkilerin halini nasıl gördüğünü bana anlatmak ve belirli talimatlar vermek için bana gönderdi:

"Zamanın geldiğine emin olduğunda, olduğu gibi yayınla. Birinci ve İkinci Seriyi yayınla. Ama en önemli şey, ilk şey, ortaya çıkacak talebe cevap verebilme olanağı olan bir çekirdek insan grubunu hazırlamaktır."

"Cevap verebilecek bir çekirdek olmadıkça, bu fikirlerin eylemleri belirli bir eşiğin ötesine geçemeyecektir. Bu zaman alacaktır ... çok fazla zaman."

"Üçüncü Seriyi yayınlamak önemli değildir."

"Bu başka bir amaç için yazıldı."

"Yine de, eğer bir gün öyle yapma gereği hissedersen, Üçüncü Seriyi de yayınla. Görev benim için çok açık hale gelmiştir: Birinci Seri yayınlanır yayınlanmaz, yaratılan akımı devam ettirmek için bir çekirdek grup oluşturmak amacıyla, onun nesnellik seviyesiyle, kendisi için oluşturacağı adanma ve talepleriyle soluksuz çalışma gerekli olacaktır."

Hayat Ben Olduğumda Gerçektir, G.I. Gurdjieff

Bu başlıkla ilgili diğer sayfalar: